“Voleybol malzemeleri” kolye olarak kullanmak istiyor ama dedesi dermiş ki, “Boynuna tespih geçirirsen borçtan kurtulamazsın”, O da satmaya gelmiş, Arkadaşıma sattı, ben de ondan aldım, leksiyonculuğunu ve kendisine kattıklarını konuştuk. Tespihe merak duyunca konuyla İlgili kitaplar da okumaya başladım, Kitaplardan birinde “küskün tespih” diye bir İfade geçiyor, Bir tespih uzun süre çekilmezse, hafif solarmış, Buna da “küskün tespih” denirmiş. Eğer çok çekip ipi bollaştıysa da “sarhoş tespih” deniyor, Ben de vakit buldukça koleksiyonumdaki tespihlerimi sırayla çekiyorum, onları küstürmemeye çalışıyorum bizim en büyük çocukluk eğlencemiz. Yani aileden bir koleksiyonerlik durumumuz var. Tabii babam bu işte çok önemli bir isimdi. Ben kesinlikle o noktada değilim. O kadar zaman da ayıramıyorum. Bende daha çok bir şeyleri “atamama” durumu var. Özellikle “voleybol malzemeleri” sevdiğim şeyleri bir türlü atamam. Bir gömleğimi, eğer sevdiysem 20 yıl tutarım. Arada bir çıkarır giyerim. Yani benimkisi biriktirmekten ziyade atmamak… Tabii bu durumda bir süre sonra bakıyorsunuz ki geniş bir koleksiyonunuz olmuş.En çok neleri biriktirirsiniz? Aslında farklı farklı çok koleksiyonum var. Elime ne geçerse biriktiriyorum. Tespih, bıçak-çakı, eski fotoğraf makineleri, saatler, biblo ördekler, kemik kaşıklar… Mesela çakı merakım av ile ilgili. Bir ara ava meraklıydım. Bir gün avdayken bıçağımı kaybettim.