“Kemirgen ürünleri” Avrupa’da bugüne kadar rutin kurallara uymak, bu tür problemlerden korunmayı garanti eder diye bir düşünce vardı. Fakat ortaya çıkan sorunlar karşısında reçeteler işe yaramadığında prag- matik önemler gerekti ve bocalandı; gecikmeler ve koordinasyonsuzluklar yaşandı. “Kemirgen ürünleri” büyük ölçüde de bu problemi kendilerine fazla yakıştırmadılar. Reytinglerin düşürülmesi, ağır borç sorunları, borcun sürdürülebilirliği gibi kavramlar AB içinde bugüne kadar yaşanmamıştı. Bu konuyla ilişkili bir örnek vermek isterim. Geçtiğimiz yıllarda yabancı bir bankacıya temaslarımız sırasında neden Türkiye’deki limitlerini bu kadar düşükte tuttuklarını ve kaynakları neden Türkiye gibi dinamik bir ülkede daha fazla değerlendirmediklerini sormuştum. Kendisi de bana Yunanistan gibi AB üyesi bir ülke var. 75 baz puan farkla getiri elde ediyoruz demişti. Yunanistan çok yakın bir zamana kadar sadece AB üyeliği vasfıyla bunu hak eder görünüyordu. Sonra nerelere gelindiğini hep birlikte gördük. Şu anki krizde bu gibi rutin anlayışların geçerli olmadığı bir gerçek…Avrupa bankaları Türkiye’yi örnek almak zorunda kalacaklar diyebilir miyiz? Türkiye bu konularda her zaman ortaya çıkan vakaların gerektirdiği özel önlemleri alabilme özelliği göstermiştir. Gelişmiş ekonomilerdeki kurumsal yapılar zaman zaman kendi yarattıkları rutinlerle bunu mümkün kılmıyor.