|
Vakıf Bedduası |
|
“Her kim ki; Allah’tan korkmayıp, vakıflarıma zarar vermeye niyet eder veya değiştirirse dünyada zalimler grubundan sayılsın, ahirette elleri boş, Allahın rahmetinden mahrum Ve sonsuz azablarla azab olunsun.” (Kanuni Sultan Süleyman Vakfiyesi’nden) |
|
|
|
Türkmen'in ölüsü bile istenmiyor |
|
|
|
Kuzey Irak'ta Türkmenlere yönelik asimilasyon çalışmaları sürüyor. Saddam yönetiminin devrilmesi ile birlikte Kürt yönetimi önce, Kerkük ve Erbil'de yangın, yağma ve patlama gibi gerekçelerle Türkmenlere ait nüfus ve tapu kayıtlarını yok etti. Türkmen varlığını azınlık göstermek amacıyla olmadık yollara başvuran Kürt yönetim, şimdi de "Orta Doğu'nun en büyük alışveriş merkezini yapıyoruz" diye Türkmen mezarlarına yöneldi.
Kuzey Irak’ta Türkmenlere yönelik asimilasyon çalışmaları sürüyor. Saddam yönetiminin devrilmesi ile birlikte Kürt yönetimi önce, Kerkük ve Erbil’de yangın, yağma ve patlama gibi gerekçelerle Türkmenlere ait nüfus ve tapu kayıtlarını yok etti. Türkmen varlığını azınlık göstermek amacıyla olmadık yollara başvuran Kürt yönetim, şimdi de “Orta Doğu’nun en büyük alışveriş merkezini yapıyoruz” diye Türkmen mezarlarına yöneldi.Toprak bulamamışlar! “Erbil’i modernleştiriyoruz” adı altında Lübnanlı bir Yahudi şirketi ile anlaşan yerel Kürt yönetiminin Orta Doğu’nun en büyük iş merkezi için seçtiği yer ise oldukça ilginç. Alabildiğine düzlük ve yeni yerleşim bölgelerine müsait alanlar olmasına rağmen, toprak sıkıntısı varmış gibi Şeyhhalla mahallesindeki bin yıllık Osmanlı ve Selçuklu dönemine ait Türkmen mezarlarının bulunduğu alanı tercih eden Kürt yönetimi, burada tam bir kıyıma girişmiş. Türkmen nüfusun en eski yerleşim yerlerinden biri olan Erbil Kalesi’nin hemen yanı başında bulunan Şeyhhalla mahallesindeki mezarlara göz diken Kürtler, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait on binlerce mezarı yerle bir etmiş. Türkmenlere, “Gelin mezarlarınızı kaldırın yoksa biz kaldıracağız” şeklinde akıl almaz bir çağrı yapan Kürt yönetim, sahip çıkılmayan binlerce mezarı kepçelerle kazdıktan sonra, ecdadın kemiklerini göstermelik birkaç kamyona doldurup bilinmeyen bir yere götürmüş. Seyyid kabirleri de var Geri kalan mezarların ise bir kısmı düzlenmiş, bir kısmı da inşaatın ortasında bırakılmış. İnşaatın temel kazısı sırasında açılan mezarların içindeki kemikler ise ortalığa yayılmış. Birçok mezar da yerinden kayıp açılan inşaat çukuruna devrilmiş. Ay yıldız ve hilal sembollerinin bulunduğu mezarlığın içinde Seyyid Abbas Hüseyin, Seyyid Zekeriya’ya ait iki mezar da bulunuyor. Çalışmalar sırasında kepçe işlemediği için yıkılamayan bu iki mezar ise öylece bırakılmış. Bazı mezarların üzerine inşaat iskeleleri kurulurken, bir kısmı da inşaat molozlarının altında kalmış. ‘Bunun hesabı çok ağır olur’ Tam bir tarihi kıyımın yapıldığı iş merkezi inşaatında gece bekçiliği yapan Gamber Ahmed, Kürt olmasına rağmen yapılanları hazmedemiyor ve ekliyor, “Benim vicdanım elvermiyor. Çok kötü bir durum. İnsan olanın asla yapmayacağı bir şey. Mezarların üzerine basmak dinimizce uygun değil. Fakat burada koskoca bina yapıyorlar. Bu yanlışı kim yaptıysa, hesabı çok ağır olur.” Kökümüzü kurutuyorlar Türkmen liderlerden Kenan Şakir Üzeyirağalı, “Burada New York, Londra ve İstanbul’daki gibi toprak sıkıntısı yok ki. Koskoca ovada başka yer mi bulamadılar? Maksatları başka, bizi eritmek istiyorlar” dedi. Türkmen Bağımsızlar Hareketi Başkanı ve Irak Türkmen Cephesi Yürütme Kurulu Üyesi Kenan Şakir Üzeyirağalı, bundan 406 yıl önce vefat etmiş büyük dedesi Üzeyir Ağa’nın da burada gömülü olduğunu belirterek, “Bu mezarlıktakilerin yüzde 99’u Türkmen. Burada kimliğimiz, tarihimiz, geçmişimiz siliniyor” dedi. “Mesele topraksa Erbil’de toprak çok, böyle bir sıkıntımız yok. Erbil bir New York, İstanbul ya da Londra değil. Alışveriş merkezi yapmak isterseniz arazi yeterince var” diyen Üzeyirağalı, asıl maksadın Türkmenlere ait tarihi varlığı ortadan kaldırmak olduğunu söyledi.Kürtlerle meselemiz yok Gelinen durumun acı verici olduğunu belirten Üzeyirağalı sözlerini şöyle sürdürdü: “Alışveriş merkezi mezarlığı çembere almış. Mezar taşları kırılmış dökülmüş. Kimi yerlerde mezarların içi görünüyor. Bundan sonraki adım kalan mezarlığı da kaldırmaktır. Burada Orta Doğu’nun en büyük modern alışveriş merkezi yapılacakmış, yapılsın, itirazımız olamaz. Ama maksat başka Erbil’den Türkmen kimliği silinmek isteniyor. 94-95 senesinde yine böyle bir hamle oldu. Ancak o dönemde Türkmen toplumu daha fazla birlik beraberlik içindeydi. Direndik, toplantılar yaptık, geri adım attılar. Bizim Kürt kardeşlerimizle bir sıkıntımız yok. Türk unsuru nerede olursa olsun barış huzur ve adalet sağlayan kardeşçe yaşamak isteyen bir millettir. Ama birileri bizi eritmek istiyor.”Türkiye - K.IRAK'TA Osman SAĞIRLI -Ziya SANDIKÇIOĞLUTürkiye Gazetesi |
|
|
|
Tanıtım Köşemiz |
Kitap Adı: Kerkük Şairleri Yazar: Şemsettin Küzeci Yayınevi: Dünya Genç Yazarlar Birliği yayını olarak, Türkiye Kamu-Sen tarafından basılmıştır
İLESAM üyemiz, Gazeteci, Araştırmacı ve Yazar Şemsettin KÜZECİ; daha önce kaleme aldığı “Kerkük Soykırımları” (2004) ve “Türkmeneli Edebiyatı” (2005) isimlerini taşıyan çok önemli iki kitaptan sonra “Irak Türkmen Şairleri Antolojisi”ni, “Kerkük Şairleri” adı altında kitaplaştırdı.
674 Miladi, 54 Hicri yıllarında Orta Asya ve Azerbaycan’dan gelip Irak’a yerleşen Türkmenler, dilleri ile birlikte edebiyatlarını, kültürlerini de beraberlerinde getirmişlerdir. Şüphesiz ki, Türkmenlerin dil ve edebiyat kökleri Oğuz boylarına uzanmaktadır. Irak Türkmen Edebiyatı genel Türk edebiyatı içinde önemli bir yer teşkil eder. Türkmenler Irak coğrafyasına yerleştikten sonra zaman içinde yeni unsurlarla kaynaştı ve kentleşti. Dolayısıyla yeni şartlara uygun bir edebiyatın doğması da tabiidir. Ancak ne var ki İmadettin Nesimi El–Bağdadî’nin yaşadığı döneme dek, (1370–1417 M) hiçbir Irak Türkmen şair ve yazarı hakkında bilgi sahibi değiliz. Nesimi’nin eserlerinde ustaca kullandığı çekirdek sözcüklerden yola çıkılarak kendisinden önce onlarca şair ve yazarın varlığına hükmetmek mümkündür. Ancak onlar kimdir ve sözlü edebiyatları nedir, bunu bilemiyoruz. Nesimi, Fuzulî ve Ruhi gibi kıymetlerden önceki şair ve yazarlara eserler bugüne kadar aydınlatılamadı. 10 Nisan 2003 tarihinden önce hazırlanan kitabın baskısı Irak’taki gelişmeler nedeniyle gecikti. Dolayısıyla kitabın kurgusu da yeni gelişmeler ışığında değişime uğradı. Saddam sonrası Irak’ta açılan 200 civarında Türkmen Okulu, 30 civarında Türkmence yayınlanan dergi ve gazete ile radyo - TV kanallarının açılması, Internet yayıncılığının Irak’ta gün yüzü görmesi, Irak Edebiyatçılarının başta Türkiye olmak üzere Türk Dünyası edebiyatçılarıyla ciddi ilişki kurmaları ve Uluslararası şiir - edebiyat şölenlerine katılmaları, elbette yeni bir edebiyat akımının başlangıcı oldu. Bu inançla elinizdeki kitabı daha da zenginleştirmeye çalıştık. Kitabı hazırlayan Şemsettin KÜZECİ’ nin doğup büyüdüğü Türkmeneli’nde yaşanan çok cepheli gelişmeler bu kitabı hazırlamakta acele davranmasını gerektirmiştir. Bu kitaba alınan şairler son yüz yılda baş gösteren isim yapmış tanınmış edebiyatçılardır. Çağdaş Irak Türk Edebiyatına ait elbette daha birçok değerli şair, yazar ve diğer sanatçılara ait çalışmalar bulunmaktadır. O çalışmaları sizlere ayrıca ikinci ve üçüncü ciltlerde sunacağımızı ümit ediyoruz. “Kerkük Şairleri” kitabın birinci bölümü, Irak/Türkmeneli bölgesinde yaşayan 70 Türkmen Şairlerini kapsamaktadır. Kerkük, Türkmeneli’nin sembolik ismi olduğu için kitabı bu adla yayınlamayı uygun bulduk. 624 sayfadan oluşan Kerkük Şairleri Kitabı Merkezi Azerbaycan’da bulunan Dünya Genç Türk Yazarlar Birliği’nin yayını olarak Türkiye Kamu-Sen tarafından basılmıştır. |
|